8 Nisan 2013 Pazartesi

Sen Hep Çocuk Kal


Böylesine yalnız değildin çocuk...
Dişlerinin parlayışı yalnız kalmazdı.
Hep bir eşlik oldu göz yaşlarına,
Böylesine yalnız değildin.
Böylesine çaresiz değildin.
Sızlanmazdın yitirdiklerine.
Gönül koymazdın.
Yanmazdın.
Ve…
Elinde koca bir yalnızlık kaldı
Yitirmemek için sımsıkı sarıldığın.

Hem bilir misin
Benim adım yalnızlık, adım!
Yani bir tek kendimi yitirmiyorum.
Sımsıkı sarılıyorum kendi kendime.
Yalnızlığımı seviyorum sonra,
Kimliğimi seviyorum.
Sırf kimliğimi sevdiğim için
Adım yalnızlık…

Yalnızım…
Çünkü seviyorum.
Hem yalnızlığı sevdiği için yalnız kalmaz insan.
Bir başkasını sevdiği için mahkumdur yalnızlığa.
Oysa ben sadece kendimi sevdiğim için yalnızım derdim…
Nedenini hiç bulamadım.
Çok basit bir cevabı vardı oysa…

Bencillikle severken kendimi
Öylesine benimsemişim ayın şavkında soyunan güzeli…
Öylesine işlemişim hücrelerime.
Elini elim,
Belini belim saymışım.
Dudaklarını öpmek için aynayı kavramışım belinden.
Onun gibi soyunmuşum ayın şavkına.
Meğer bu yüzden yanılmışım.
Bu yüzden yalnızmışım…

Şimdi gecenin katran karasında
Ayın şavkına  soyunda gel güzel…
Bedenini en çıplak aşkla sun huzuruma.
Öylesine benimken ve öylesine benimsemişken yalnızlığı
Aşka koşma çocuk...
Çünkü aşk;
Hiçbir kılıcın,
Hiçbir mayının,
Hiçbir silahın iktidarlığına ihtiyaç duymazç
Aşkta hüküm süren tek iktidarlık sevgidir.

Koş çocuk.
Koş…
Yüreğindeki aşk yalnızlığa devşirmeden
Bebelerinin agularına kulak ver ve koş.
Korkma ve koş.
Eğer şimdi koşarsan
Ya yalnız kalırsın ya da cansız…
Fakat hiçbiri aşksız kalmak kadar yakmaz canını.
Çünkü bütün yalnızlıklar aşkın kucağında büyümüştür.
Ölüm ise hayatta bir kere başa gelir ve anlıktır.
Oysa aşksızlık…
Fön rüzgarına maruz kalmış kor gibidir.
Yellendikçe içten içe canını daha çok yakar.
Sonucunda ya rüzgarı karşına alırsın
Ya da aşkın sıcaklığında ve sevgi içinde cansız kalırsın.
Huzurla ve aşkla.
Huzurla…
Aşkla…

Büyüme çocuk.
Hep çocuk kal.
Büyürsen ölürsün.
Ölürken yalnız kalırsın.
Yalnız kalmışsan aşıksın demektir.
En iyisi hiç büyüme…

5 Nisan 2013 Cuma

Biz Seninle


Biz seninle ustura ile jilet  bıyık ile ayran gibiydik.
Biz seninle kova ile su kola ile asit gibiydik.
Biz seninle Adem ile Havva,
Hansel ve Grathell gibiydik
Biz seninle biz gibiydik.
Birimiz giderse anlamımızı yitirirdik.

Çölde fırtına
Ağustosta güneş
Yağmurda bulut
Şimşekte ışık
Gemide borda
Okyanusta balık
Yastıkta kılıf
Rüzgarda ıslık
Ergende sivilce
Abazada burma bıyık
Hovarda da gözlük
Öğrencide sözlük
Reyonlarda yazlık – kışlık
Yoklukta açlık
Oksijen de hidrojen
Gibi de gibi gibiydik.


Biz seninle Tahir ile Zühre
Annem ile babam
Yalancıda yalan gibiydik
Ar gibiydik
Dar gibiydik
Yar gibiydik.
Kışın yağan kar gibiydik.
Karda solan gül gibiydik
Gülde  renk
Renkte kırmızı
Kırmızı da kan
Kanda can
Can içinde
An gibiydik…
Öylesine hızlı ve öylesine acemiydik.


1 Nisan 2013 Pazartesi

Bir Deli Hasreti


Gönlümü nadasa bırakıp gittiğinden beridir aşk bahçemiz ekin vermiyor.
Sevda türküleri çalmıyor plaklar,
Konmuyor güvercinler telgraf direklerine.
Çingeneler çiçek satmıyor.
Ayakkabı boyacıları ısrar etmiyor ‘boyayım ağabey’ diye.
Martılar simit yemiyor artık.
Sokak müzisyenleri izdivaya çekilmiş,
Kimse sokakta şarkı çalmıyor.
Sanki sokağa çıkma yasağı var!
Kimse evimize gelmiyor.
Yoksa sen gittin diye boykot mu ediyorlar beni?
Yoksa sen misin bunlar yaptıran?
Eğer amacın beni cezalandırmaksa
Ben dersimi çoktan aldım.
Ne olur boykotu bırak artık.
Hem sen yokken her şey mızıkıyor.
Güneş bile doğmuyor penceremin pervazlarına.
Saksıda duran çiçek solmuş…

Oysa ben gidişine hiç alışamamıştım.
Yaptığın kek hala fırında.
Her akşam üstü tekrar tekrar ısıtıyorum,
Olur da gelirsen sıcak sıcak yiyelim diye.
Terliklerin fortmantonun kenarında.
Gelirsen ayaklarını üşütüp hasta olma.
Meraklanma…
Yastığının kılıfını hiç değiştirmedim.
Evi hiç havalandırmadım kokun gitmesin diye.
Çamaşırların her zamanki yerinde.
Olur da bir gün gelirsin diye
Minderleri senin gibi istifliyorum.

Hem sen gel, ben sana kul olayım.
Kıl de kıl olayım.
Gül bahçen de gül olayım.
Gülüne bülbül olayım.
Bük boynumu, dal olayım.
Denize at sal olayım.
Mehtaba tut güz olayım.
Savaşta çelik gürz olayım.
Açlıkta sefil,
Toklukta zehir olayım.
Gözüne esir,
Göğsünde safir olayım.
İnci olayım.
İncil olayım.
Boynuna zincir olayım.
Aşına tandır olayım.
Ol de olayım.
Sol de solayım.
Yeter ki sen gel!
Ben kal olayım.

Yüzümdeki hendekler yokluğunla savaşmaktan açıldı.
Kıtlık vurdu dudaklarıma.
Kelimelerim isimsiz kaldı.
Öbek öbek kurudu göz yaşlarım.
Kelimelerim isimsiz, dudaklarım nefesine hasret kaldı.
Bir tamdım, yarım sende kaldı.