Sevgili oğlum/kızım;
Ben senin baban olacak adamım. Biliyorum bu mektubu yazmak için daha çok erken. Çünkü daha annen olacak kadınla tanışmış değilim. Her ne kadar erken olsa da ben aslında geç bile kaldığımı düşünüyorum.
Sevgili yavrum, ben senin baban... Sana hayatı boyunca sevgi ile sarılacak olan adam. Cinsiyetinin ne olacağı hakkında henüz bir fikrim yok. İsmin ile ilgili de hiçbir fikrim yok çünkü muhtemelen ismini annen ile ortak olarak koyacağız. Ama bir şeyden eminim, çok güzel bir çocuk olacaksın. Sana iyi bir aile olacağız bundan şüphem yok. Annen olacak olan kadını çok seveceğimden de eminim. Muhakkak çok iyi bir insan olacaktır. Bu yüzden ailenden hiç utanma. Belki çok zengin bir ailen olacaktır. Eğer ki öyle olursa sakın ama sakın insanları küçük görme. Onlara hep merhamet ve şevkat göster. İyi bir insan ol. Çünkü senin annen ve baban da bu niteliklerde insanlar. Eğer ki fakir bir ailen olursa da sana iyi bir hayat sunamamış olduğum için ben çok özür dilerim. Fakat fakirlik ayıp değildir. Belki tek göz bir gecekonduda yaşarız ama birbirimize sarılarak ısınmak bizi mutlu eder. Sakın ailenden utanma. Eğer fakir bir aileysek onurumuz ve gururumuzla fakirizdir.Sana düşen çocuğum aileni hep dost bilip bizi çok sevmendir. Ben senin en yakın dostun olacağıma söz veriyorum. Her zaman başarılı bir insan olmak için çalışacağından eminim. Örnek bir insan olacağından. Ve şundan da eminim söylediğim gibi iyi bir insan olursan acı da çekeceksin. Ama sakın bu acılar seni korkutmasın. Çektiğin acıların hepsinde yanında olacak olan bir anne ve babaya sahip olacaksın. Öyle bir aile olacağız ki en acılı günümüzde birbirimizle mutlu olacağız.
Üzüldüğüm bir nokta deden İsmail'i hiç göremeyecek olmandır. Deden çok güzel bir insandı. Ama sen üzülme canımın için. Baban tıpkı dedene benziyor. Babannen Nebiye'yi görebilme ihtimalin var hala. Umarım çok daha uzun seneler yaşar ve sana sarılabilir. Ben anne ve babamı çok seviyorum. Sende hep sev.
Şu an dünyanın nasıl bir yer olduğu hakkında bir fikrin yok. Benimde senin yaşayacağın dünya hakkında bir fikrim yok. Ama sana en azından benim doğmuş olduğum yeri anlatayım. Hatta bu mektubu doğduğum evde, doğduğum odada yazıyorum. Burası şu an İstanbul'un Beykoz semti olarak geçiyor. Bu semt denize kıyısı olan ve her tarafında tabiatın güzellikleri olan sakin bir semt. İnsanın içine huzur veren bir yeşilliği var. Burada doğmuş olmam benim için büyük bir şans. Umarım sen doğduğunda da bu tabiat güzelliğini korumuş olur. Artık insanların gözleri o kadar parayla dönmüş ki; doğa, insan, hayvan yani hiç bir canlıya önem vermiyorlar. Tek amaçları daha çok para kazanmak olmuş. İşte bu yüzden muhtemelen orta gelirli bir ailenin çocuğu olacaksın. Çünkü senin ailen hiçbir canlıya zarar vermek istemeyen bir aile olacak.
Bu güzel semtin yukarsında Elmalı Köyü'nde doğdum. Burası bundan 20 yıl öncesine kadar hep ormanlıkmış. Ulaşımı patika yollardan yaparlarmış. Şimdilerde ise her yer asfalt ve binalarla dolu. Yine de İstanbul'un en yeşil yerlerinden biri. 20 yılda buradaki değişim aslında şu anki endişemin temel sebebi. Ya sana oksijeni azalmış bir dünya bırakırsam... Seni böyle bir dünyaya getirip acı çekmene sebep olursam... Dediğim gibi ne kadar acı çekersen çek ben ve annen senin yanında olacak. Seni hep çok seveceğiz.
Muhtemelen annenle tanışmamız garip olacaktır. Hiç beklemediğim bir anda ona aşık olacağımdır. Hatta biraz ağırdan da satabilirim kendimi. Çünkü insanlar artık karşısındaki insanın kıyafetine aşık olur haldeler. Bu yüzden babanla gurur duy çocuğum. Babanın tek derdi daha iyi bir insan olmak. Bunun için hep yaptığım şeylerden biri şu anda olduğu gibi yazmak... Yazarak birşeyleri değiştiremeyebilirim. Bir yazar da değilim. Ama yazdığım zaman belki bir kaç kişi görür ve birşeyleri fark eder diyorum.
Canım yavrum ben senin babanım. Şunu bil istiyorum. Anneni ve seni asla aldatmayacağım. Sizi hep sevip koruyacağım. Ben babanım.
Annenle evliliğimiz de tanışmamız gibi ilginç olacaktır eminim. Muhtemelen düğünümüz tabiatın içinde olacaktır. Tahminimce tatlı bir kalabalık ve hoş müzikler olacaktır. Ki annenle evleniyorsam onun da benim düşüncelerime uyacağını düşünüyorum. Çünkü o da benim gbi tek derdi insanlık olan sıradan bir insan olmalı.
Evlilikten sonra sen aklımıza düşeceksin buna inanıyorum. Ve senin için en az 7 ay bekleyeceğiz. Sağlıklı bir çocuk olman için dua edeceğim. Ve eğer olur da sağlıksız olursan korkma. Seni her halinle seveceğiz Bütün zorluklara birlikte katlanacağız. Aklımızdan çıkıp ana rahmine düştüğünde annene çok zahmet vereceksin. Ona çektirdiğin sancıları bilemeyeceğinden onu anlamaman da normal olacaktır. Ama annen seni doğururken çok acı çekecek. Acının sonunda her acıya değecek olan sen dünyaya geleceksin. Doğumundan önce annenin karnındaki hareketlerini ellerimizle hissedeceğiz. Sen her tekme atışında ben ' Kesin futbolcu olacak.' diyeceğim. Ama biliyor olacağım, benim istediğim kişi değil kendi istediğin kişi olacaksın. Ki en çok buna sevineceğim. Belki senin nesline ayak uyduramayıp bana geri kafalı gözüyle bakacaklardır. Ama geri kafalılığımın tek sebebi seni ve anneni çok sevip, sizler için endişeleniyor olmaktır.
Senin doğumunu, emekleyişini, dişlerinin çıkışını, ilk anne ve baba deyişini, okula gidişini aklıma ve yazılarıma kazıyacağım. Hayatının en önemli günlerini fotoğraflarda saklayacağım. Ve bir gün büyüdüğünde sana herşeyi noktası virgülüne anlatacağım. Her gün sana birşeyler katmak için çabalayacağım. Sanırım 4-5 yaşlarında sana küçük bir piano alacağım. Fakir bir insan olsam bile bunu yapacağım. Çünkü sen müziği de seveceksin. Babanın bu yönünü almanı çok isterim. Müzik insana kibarlık verir. İnsanı duygusallaştırır. Ona bakış açısı kazandırır. Ve sen ilerde müzisyen olmasan bile müziksiz bir hayat sürdürmeyeceksin. Tabi ki farklı şeyler isteyeceksin. Senin yaşayacağın dönemde neler icat edilir hiç bir fikrim yok. Ama istediğin her ne olursa olsun sahip olman için çabalayacağım. Çünkü ben senin babanım.
Adım Mustafa. Mektubu okuyabilecek yaşa geldiğinde zaten ismimi biliyor olacaksın. Ama yine de bana ' baba' diyeceksin. Ben de sana ismini bildiğim halde 'kızım/oğlum' diyeceğim. Birbirimize böyle hoş lakaplar takmış olacağız. Ama şunu bilmeni isterim ; babamın bana 6 yaşında taktığı lakap ' berbat' idi. Çok yaramaz bir çocuktum.Buna rağmen babam beni hep sevdi. Benim lakabımı değiştirebilecek iki kişi var o da annen ve sen. Ben annen için koca, senin içinde baba olacağım. Ama beni tanıyan herkes bana yine berbat diyecekler. Bu seni rencide etmesin. Çünkü berbat lakabı bana babamdan yadigar.
Hayatının her anını aklıma kazıyacağım. Çünkü ben senin babanım. Sana söz veriyorum nefesim yettiği sürece iyi bir baba olup sana örnek olacağım. Asla sana eksikliğimi hissettirmeyeceğim. Anneni ve seni hep çok seveceğim. Belki senden sonra kardeşin dünyaya gelecek ve onu kıskanacaksın. Ama seni sevdiğim gibi onu da seveceğim. İyi bir aile olabilmek için herşeyi yapacağım. Bu sana ilk sözüm olsun.
Senden de tek bir söz vermeni isteyeceğim. Ömrümün son anına geldiğimde elimi tutup anneni yalnız bırakmayacağına, iyi bir insanla evlenip iyi bir eş olacağına,örnek bir vatandaş olacağına, son nefesimi verdiğimde asla yıkılamayacağına söz ver. Çünkü bu hayat bir gün bitecek. O gün üzülüp perişan olma. O gün gururlu bir evlat ol. O gün benim gibi bir babaya sahip olduğun için gurur duy. Hatalarımla ve doğrularımla beni hep sev.
Çünkü ben senin babanım.
Seni seviyorum.
Mustafa Aksoy
18.01.2014
16.02