27 Ağustos 2015 Perşembe

Adam

Şimdi çıksam sokağa
tam şu anda.
Yalnız başıma yürüsem sarhoş adımlarımla.
Karşıma çıkacak yalanlar.


Adam var .
Belinde ondörtlü
Dilinde barış naraları.
Sokağın avlusuna tünemiş.

Adam var
Başında sarık,
Dilinde komşu kızının memeleri
E Allah kabul etsin

Adam var yiğit.
İlk sevdada yığılmış
Yerle bir.

Adam çok.
Haddinden fazla adam.
Bu kadar kalabalık adamın arasında işim ne?
Sokakta yalan,
Yatakta fuhuş,
Zihinde kavga...

Herkes adam olsun,
Ben olmayayım bayım.
Ben barış peşinde,
Ben sevdayı omuzlamış,
Ben garip...

Adamlık bize göre değil.
Hal bu ki o kadar söylemiştim babama
Bana dürüstlüğü öğretme diye
Bana silahı öğret,
Bana savaşı öğret,
Bana zulümü öğret,
Yalanı, sahtekarlığı öğret.
Adam olmak istiyorum ulan
Adam olmayı öğret...

Rahmetli hiç iş bilmezmiş.
Hiç adam değilmiş!

1 Ağustos 2015 Cumartesi

Kelebek Kanatları

Şimdi korkular yalnız.
Bana birlikte korkmayı öğret
Çıplak gözlerin önünde.


Anka'nın masaldan ibaret olduğunu bilirdim de
Renklerinde ki gerçekliği öğret,
Renkli gözlerin önünde.

Cürret edemez hiçbir hikaye yalan söylemeye.
Hikayedir çünkü ,
Ne dese doğru.
Ne dese gerçek


Tılsımlı gülüşlerdeki büyüyü
Dudaklarından tadarken öğrendim,
Utangaç gözlerin önünde.

Şimdi önemini yitirmiş kalabalıkların gözlerinden bahsetmek,
Yanlış!
Bunca kirpik varken çevrede ,
Korkmam mı gerekir?

Bir ayağın gurbet,
Diğeri vatan kokuyor,
Her şeyi bir yana koy,
Tenin cennet, dudakların merhamet,
Gözlerin babam kokuyor.

Sen;mavi aylı gecelerin mor çiçekli şarkısı,
Aydınlık gündüzlerde kaybolma,
Gizlendiğin notalarda bulurum seni.
Korkma.
Nota bilmek, ay ışığına engel değil.
Maviden sıkılırsan eğer,
Pembe doğ...
Buğulu şarkılar çalar yıldızlar.
şimşekler alacalı olur,
Yağmur yağar ıslık çalarak.

İzlediğin bütün filmleri,
Okuduğun bütün kitapları,
sevdiğin bütün insanları...
Ya da her ne verdiyse sana korkulu bakışları!
Gül .

Sen gülünce masaldan çıkagelir şirinler.
Destanlar şaha kalkar,
Dört nala uçar kelebekler.
3 gün boyunca ölümsüzlüğü yaşarlar.
Bir düşünsene ...
Koskoca 3 gün,
Yani 72 saat.
Tam olarak 4320 dakika.
259200 saniye
15 552 000 salise,
.
.
.

Matematiğin yettiği yer burası.
Ya matematiğin yetmediği kanat çırpışları?
Kelebekler ölümsüzdür
Çünkü onlar sadece uçmayı bilirler.
Uyuyarak harcanan zamanı uçarak geçiren kaç kişiyiz?
Ben de dahil tam olarak sıfır.

Korkma.
Korkunun cennette yeri yok.
Ki varsa cennetİ burası orası.
Burası tenin.
Gözlerin mezar,
Saçların sırat.
Tenin cennet.

Korkma ben cehennemliğim.


02.08.2015
04.06


26 Temmuz 2015 Pazar

Komar Yaprağı

Nerdesin ey pembeli mavili ojeli parmakların sahibi!
Turuncuya bürünmüş düşlerimden çıktım da geldim
Nerdesin?

Asfaltlarda terimi,
Karlarda ayak izimi bıraktım ve geldim.
Hiçbir deniz gözlerin kadar derin değildi.
Böylesine derinlemesine içime işlemedi hiçbir ses.
Gözlerinin yeşil hareleri kadar yeşil değildi hiçbir yaprak.
Bu koca evin tavanındaki yıldızlar gülüşün kadar parlak olamadı.
Ben aşıkkenn bu vahşi doğaya
Nerden geldi bu merhamet dolu güzellik.
Söyle nerden geldin?
Yollar mıydı bizi birleştiren?
Yoksa ayıran mıydı yollar?
Kaç nefes daha alacağımı bilemiyorken
Can verdin!!!
Can geldin.


Zaman...
Zaman öyle bir büyük safsata ki;
Bunu seni zamansız sevişimle anladım.
Korkakların inanmak istediği şeydi zaman...
Oysa ben daha hiç koluma saat takmadım.


Ayaklarını toprağa basmamış insanlardan olmadım hiç.
Bir gün toprak olacağımı biliyorken ondan kaçmadım.
Henüz seninle sırt üstü yatmadım .
Gökyüzünde buluşmadık.
Bir gidiştir göremedik, üstelik gelişte olmadı.
Sanki orda kalakaldın.
Ömür var olmadı.

Bu saatler insanı aldatıyor.
Sen orada döneceğin günü;
Ben ise geleceğin günü bekliyorken,
Saat 20:43 diyor.
Saat 20:43 olabilir mi?
Yalan...
Saat seni özlediğim zamanı gösteriyor.
Her an özlüyorum.


Aynalardan yansıyor.
Biliyorum.
Dudakların birşeyler söylüyor.
Dudakalarının yanaklarınla kavuştuğu yerden öpmedim ki seni
Nasıl bilebilirsin benim gözlerimdeki rengini?
Başlamamış bir hayatın özgeçmişinde yaşıyoruz.
Geçmişim meçhul,
Geçmişin yalnız.
Geçmişlerimiz henüz geçmemiş.
Bu oyun şaibeli.
Bu oyun acı dolu.
Bu oyunda sen-ben kavramı var.


Bir patika da iki kişi yürüyemez olur mu?
Omuzlarımda kal komar yaprağım.
Bu patika da ayrı gayrı yok.
Birlikte kaybolacağız.


Şimdi kapat gözlerini
Kirpiklerinden okşuyorum,
Kirpiklerinden öpüyorum.
Korkma!
Seni bütün cesaretimle seviyorum


26.07.2015
      20.52