Yine yağmur ile ıslanıyor asfaltlar.
Havada toprak kokusu…
Elimde elinden kalma sıcaklık, dinleniyorum.
En çokta dudaklarına dokunamamak yakıyor canımı.
Dilimde en sevdiğin şarkı
Sokak köpeklerine mırıldanıyorum.
Öyle uslu dinliyor ki beni şaşarsın…
Sanırsın ki dilimizden anlıyor,
Efkarımdan anlıyor da bana eşlik ediyor.
Yağmur yağıyor…
Topraktan kokun
yükseliyor.
Cennet kokun!
Derin derin soluyorum şarkı eşliğinde.
Bir an avuçlarım terliyor.
Çocuksu bir heyecan kaplıyor içimi.
Sonra gözlerimi açıyorum
Her şey aynı.
Hiç bir şey
değişmemiş.
Sonra değer mi diyorum.
Değer mi insanları değiştirmek için çekip gitmeye.
Eşşek hoşaftan anlar mı?
Diğer eşekleri bilmem ama ben çok iyi anlıyorum.
Rüzgar şiddetini artırıyor yoksa öfkelendin mi bana.
N’olur kızma.
Her zaman yaptığım gibi şakalaşıyorum seninle.
Biliyor musun bazen çıldıracak oluyorum.
Sonra fotoğrafına bakıp sakinleşmeye çalışıyorum.
Dilimden hiç düşmüyor şarkımız.
“O bizim kavuşmalarımız mahşere kaldı.” Deyip deyip
ağlıyorum.
Çıkıp evden yalın ayak koşuyorum.
Toprağını kazıp üşüyen ellerimle elini tutmak istiyorum.
Tırnaklarımın arası çamur doluyor umursamıyorum…
Yüzüm gözüm çamur içinde kalakalıyorum mezarının başına.
Yağmurla birlikte yağıyor gözyaşlarım.
Hıçkırıklarım gök gürültüsüne kafa tutuyor.
Sen gittikten sonra bedenimle doğa arasında ummalı bir savaş
başladı
Hayata barışamıyorum.
Çok yoruluyorum.
Yatağımın sol tarafı hep boş…
Hep sen varmışsın gibi dik yatıyorum.
Yerini dolduracak bir ten, bir nefes, bir varlık bulamadım
Seni her şeyden çok özlüyorum.
Biliyor musun mahallede adım
deliye çıkmış
Bende ayıp olmasın diye ipe tenekeler bağlayıp ardımda
sürüklüyorum.
Arada mahallenin kahvecisine gidip “ Herkeşe benden çay ama
parasını vermem” diyorum.
Mahalleli gülüp geçiyor.
Bazen ben bile inanıyorum deli olduğuma.
Kendimi küçük çocukların arasında kaydıraktan kayarken
buluyorum.
Hani çocukları çok severdin ya
Sırf gittin diye bebek ağlamasına bile katlanıyorum.
Evin kapılarını hep açık bırakıyorum.
Olur da bir misafir gelir umudu ile.
Unutmadan kendime bir arkadaş edindim
Adı Şakir.
İsmini ben koydum.
Açık bıraktığım kapıdan girmiş olmalı.
Görsen o kadar tatlı ki hep cebimde gezdiriyorum.
Bir fareye göre çok çabuk öğreniyor.
Ona bağlanmaktan da korkuyorum.
Sevdiğim herkes gibi o da beni bırakırsa ne yaparım ben.
İskemlelere tırmanıyorum.
İskemlelere tırmanıyorum.
Neydi neydi…
İskemlelere tırmanıyorum…
Aaahhh tırmanmayı mı
unuttum ben.
Ölümden korkmuyorum.
Dedim ya sadece seni özlüyorum.
Seni çok özlüyorum.
Hiç ayrılmak istemiyorum yanından ama şakire söz verdim
Onu seninle tanıştığımız yere götüreceğim
Hem deliyim diye otobüslere de para vermiyorum.
Deli olmak ne güzelmiş diyorum
Ama ben deli değilim ki
Çok sevene deli diyorlar herhalde.
Olsun desinler.
Şimdi gidiyorum ama bir gün temelli geleceğim.
Bekle olur mu.
Bekle…
Seni çok özledim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Lütfen yorumlarınızda kullandığımız kelimelere dikkat edelim.