24 Eylül 2016 Cumartesi

Doktorlar Kızar

Hayatta bazı şeylere bakıyoruz ama maalesef göremiyoruz. Bunu da yine gözümden ameliyat olacağım gün fark ettim. Üstelik görmem için gözlerimin şahane görmesine gerek yoktu. Lazer tedavisi için bekleme salonuna girip orada bulunan yaşlı amcalar gibi ameliyat elbisesini giydim. Elbiseyi giyerken iç çamaşırlar kalacak şekilde kalmamız istendi.Çoraplar hatta bileklikler dahi çıkarıldı. İçerde yaş ortalaması 65 falandı sanırım. Tek genç vardı ve o kişi bendim. Bir yandan gelen yaşlı amcaların üstlerini değiştirmesine yardımcı oluyordum bir yandan da üzülüyordum genç yaşımda gözümden sıkıntı çekiyor olduğumdan dolayı. Hatta babama sitem ediyordum bana bıraktığı şeylerden birinin bu göz hastalığı olduğundan dolayı. Biraz sonra 55 yaşlarında bir adam yanında yine onun akranı sayılan başka bir adamla içeri girdi. Sağ gözünün üstünde beyaz bir bant parçası gibi bir şey vardı. Yaşı biraz genç olduğundan onunla ilgilenmeyip diğer yaşlı amcalarla ilgilendim. Gelen bütün amcaların üstlerini değiştirmelerine yardımcı oldum. Hepsi bunun için mahcuptu. Dualar ediyorlardı. Ama ben anormal bir şey yapmıyordum ki. Bir gün o yaşa gelip bende aynı sıkıntıları çekebilirdim. Kendimi onların yerine koyunca anlaması çok zor olmuyordu. Odadaki yaşlı amcalarla sohbet ederken kulağım gözünde bant parçası olan adamın sesine gitti. Yanındaki adama ‘çorabımı da çıkarmam lazım’ diyordu. Yanındaki refakatçisi de ‘ gerek yok burada herkesin ayağında çorap var.’ Deyip endişesini azaltmaya çalışıyordu. Ama odada birkaç yaşlı amca dışında kimsenin ayağında çorap yoktu. Adam tekrar ‘ Çorapları çıkarmam gerek ama daha önce de başıma geldi.’ Dedi. O sırada anladım. O adamın sol gözü de görmüyordu.O gözünü çoktan kaybetmişti. Meğer sağ gözü de kritik durumdaymış. Bunu daha sonra refakatçisinden öğrendim. Refakatçi adama ‘ abi gerek yok ne olacak sanki?’ dedi. Adam ağlamaklı sesi ile ‘ Çorapları çıkarmam gerekiyor biliyorum. Sonra doktorlar kızacak bana!!!’ Dedi. Durdum ve adama derin derin baktım. O sırada adam yüzünü bana çevirdi göz göze geldik. Biliyordum beni görmüyordu fakat utancımdan başımı eğdim. Bakamadım. İçime içime ağladım. Adam gözlerini kaybetmiş ve düşündüğü şey çoraplarını çıkarmadığı için ona kızılacağıydı. O kadar kendini savunacak güçte hissetmiyordu o adam. Yüzüne baktığında efkar akıyordu. O an durdum ve kendi halimin endişesine güldüm. Benim sol gözümde riskteydi belki ama buğulu da olsa görüyordum. Ve o adam ile göz göze geldiğimde biliyorum o her şeyi gördü. Ses tonumdan anladı.’ Çorapları çıkarması lazım . Ameliyathaneye sokmuyorlar.’ Diyebildim ve sustum. O adam beni gördü be gördü… Adam ameliyatta iken refakatçisi ile biraz sohbet ettim. Meğer dört kızı varmış ve yanlarında istemiyorlarmış. Çünkü adam babalık yapmamış. Şimdi ise yanında gelen refakatçisinin dükkanında bir köşede kalıyormuş. Huzur evine vermek için uğraşıyormuş adam ama birinci dereceden akrabası olmadığından yapamıyormuş. Kızları da onla ilgili hiçbir şeye yanaşmıyormuş. İçim bir yandı ki sormayın. Adam ameliyattan çıktı yüzündeki efkara rağmen gülüyordu. Belki yanlış yaşamıştı ve babalık yapmamıştı . Çocuklarının yerinde ben olsam napardım? Bırakmazdım. En azından huzur evine yerleştirir onun hatasını ona iyi bir evlat olarak yüzüne vururdum. Ama asla böylesine sokağa bırakmazdım. Belkide bunları şu an onu özlediğim için düşünüyorum . Ama yapmazdım be yapmazdım. Öyle bir adam yüzünden başkalarını böylesine ağlatmazdım. Tek gözümle bütün gece ağladım…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Lütfen yorumlarınızda kullandığımız kelimelere dikkat edelim.