26 Ocak 2013 Cumartesi

Ait Olmak


“Benim olmanı istiyorum.”dedi.
“Nasıl yani? Sana ait olmamı mı istiyorsun?” dedim.
“Evet. Benim ol!” diye ısrar etti. Ellerini tutup dudaklarını öptüm.
“Bana sahip ol öyleyse!” dedim. Yüzüme garipseyerek baktı.
“Bunu nasıl yapabilirim?” dedi çocuksu bir heyecanla.
“Bunu yapamazsın!” dedim. Dudaklarını büktü ve ellerimin arasındaki elini çekti. Arkama yaslandım ve devam ettim.
“ Aslında dünya üzerin hiç bir şey hiç kimseye ait değildir. Düşünsene bir ömür çalışıp sahip olduğun şeyleri bir nefeste kaybediyorsun. Son nefesinle ruhunun bedenine bile sahip olmadığını anlıyorsun. Arabaların, evlerin, caddelerin, oksijenin, suyun, yiyeceklerin, kadın ve erkeklerin, tatillerin, zevklerin hatta düşüncelerinin bile sana ait olmadığını anlıyorsun öldüğünde. Böyle bir evrende ben sana ‘ Evet seninim!’ desem tutamayacağım bir söz vermiş olmaz mıyım? Geçi sözlerimiz de bize ait değil.Ne sen benimsin ne de ben senin.”
“ Saçmalama da artık nerede yapacaksak yapalım şu işi vaktim dar.” Dedi ciddiyetle.
“Bir şey yapacağımız yok. Seninle yatmayacağım. Benim yanımda olman için para ödedim sana. Bize ait olmayan şeyleri anlatmak için. Fahişeliğin de sana ait değil mesela. O bedenin fahişe. Çürüdüğünde bedeninin bekaretinin anlamı olmayacak.” Dedim. Bir fahişeye ödediğim ücret karşılığında zorla dinletmiştim kendimi. Üstüne ayaklarım dokunmasına rağmen dünya da bana ait değildi. Yalnızlık iliklerime işlemişti. Gözlerine baktım. Aslında hoş kadındı. Neden benim olmayan bir beden ile onun olmayan bir bedeni birleştirmiyorduk ki? Ne de olsa bize ait değillerdi. Parmak izlerimiz gibi sadece bizi temsil ediyorlardı. Bir gün o izler de silinecekti.
“ Odaya geçip elbiselerini çıkart.” Dedim. Meslek aşkından olsa gerek, sevindi. Odaya geçip üstünü çıkarttı.İç çamaşırları ile yatağa uzandı. Yanına gidip anadan doğma soyundum.
“ Ne bekliyorsun hadi!” dedi. Sevişmek için bu kadar acele eden bir kadına dokunamazdı tenim ama meslek aşkıyla yanan birini kırmak istememiştim.  Sarıldım ve tekrar anlattım her şeyi.

Ait olmak için birbirine dokunan bu tenler aslında bizlere bile ait değildi. O kadın sadece ruhundaki açlığı doyurmak için kullanıyordu bedenini. Ben ise bir şeylere ait olamadığım için parçalıyordum kendimi.
Hiç bir şeye aittik. Belki de hiçbir şeydik.

Mustafa Aksoy                 16/01/2013      


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Lütfen yorumlarınızda kullandığımız kelimelere dikkat edelim.