26 Ocak 2013 Cumartesi

"Yes, I Would Love another Glass of Tea" Kitabı Üzerine


Bir bardak çay ile neleri değiştirebileceğinizi hiç düşündünüz mü?
Ben henüz emeklemeye başlarken çay ile yanmıştım. O çay sağ kolumda derin bir yanık izi bıraktı. Öncelikle vücudumun şeklini değiştirmişti. Sonra büyüdüm ve aslında vücudumun şeklinin yanında insanlara bakış açımı değiştirdiğini fark ettim. Herkes bana o yanık izini soruyor bende inatla kısa kollu giyiyordum. Çok kişi dövme yapıp kapatabileceğim düşüncesini ortaya koyuyordu. Ben aptallığıma kızıp, “ Tüh! Nasıl da aklıma gelmedi?”deyip gülüp geçiyorum.Çünkü olması gereken tam olarak buydu. Aslında bir bardak çay daha çok şeyi değiştirebiliyor. Ben vücudumda ve kişiliğimde olan bu değişimi çaya borçluyum.

Amerikalı yazar ve kütüphane görevlisi Katherine Branning’in yazdığı Bir Çay Daha Lütfen kitabını okuduğumda, gerçekten çayın insanların hayatlarını, toplumların birbirleriyle kaynaşmasını, dostluğu ve aşkı pekiştirdiğini gördüm. Bunun için Katherine Branning’e saygı duyuyorum.
Yazılanlar ve çizilenler bir yana toplumumuz su gibi çay tüketiyor. Bunun nedeni ise çayın her yerde ikram edilecek ilk şey olması. Bizim ülkemizde çok eskiden beridir var olan misafirperverlikte ilk ikram çaydır. Basittir  fakat gururlandırıcıdır. Aleminyum demlikle közde yapılan çayın tadı bir başkadır. Ya da bakır semaverlerde…  Çayı hazırlarken o siyah yaprak kurularına su dökmekten daha fazlasını yapmak gerekir. Gelen misafiri mutlu edeceğine inanıp çaya sevgi katmak gerekir. Çay hazırlarken en duygusal anlardan birini yaşamak gerekir.
Ben Karadeniz çocuğuyum ve çay hazırlamakta iyiyimdir. Çünkü ben çayı içerken mutlu olduğumu biliyorum. Belki onlarca kez beni yakmıştır ama aşk ile onu içiyorum. Çünkü bana ne kadar acı çektirirse çektirsin onu içerken çektiğim acılardan daha fazla mutluluk hissediyorum. Çayı hazırlarken en sevdiğim türkülerle yakıyorum ocağı. Demlikten tüten buharla ellerimi ısıtıyorum. Çaydan aldığım ilk yudumla eriyor ağzımdaki şeker. Doğuda bunu kıtlama ile yaparlar ama yokluk işte kıtlama şeker bulamıyorum.
Bu sabah içtiğim çay ile ayağım  da yandı. Şükürler olsun ki çok fazla bir şey yok. Ona rağmen şu anda yanımda buharı üstünde bir bardak çay var. Küçük bir bardak. Katherine’nin dediği gibi laleyi andıran bir şekli var.
Bir bardak çayın neleri değiştirdiğine dönecek olursak buna en güzel örnek yine Katherine’nin kitabından olacaktır. Bu kitap çayı çok güzel tanıtmış. Her ne kadar kıtlamadan bahsetmesede…
Yazar yazdığı kitap ile Türkiye’de dikkat çekip Rize’de bir bakan tarafından isminde değişiklik yapılmıştı. Katherine artık bu ülkede Kadriye olarak anılıyordu. Kendi de sevmişti bu ismi.
İşte bir çay insanın ismini bile değiştirebiliyor.  Batının toplumumuza bakışındaki yanlışlığı düzeltiyor ve insanlar arasındaki bağı ve samimiyeti kuvvetlendiriyor. Bu yüzden çay başlı başına bir dildir. Merhaba demenin en kolay yoludur.
Herkese benden bir bardak çay diyor ve huzurlu günler diliyorum.

Mustafa Aksoy

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Lütfen yorumlarınızda kullandığımız kelimelere dikkat edelim.