Bir bardak
çay ile neleri değiştirebileceğinizi hiç düşündünüz mü?
Ben henüz
emeklemeye başlarken çay ile yanmıştım. O çay sağ kolumda derin bir yanık izi
bıraktı. Öncelikle vücudumun şeklini değiştirmişti. Sonra büyüdüm ve aslında
vücudumun şeklinin yanında insanlara bakış açımı değiştirdiğini fark ettim.
Herkes bana o yanık izini soruyor bende inatla kısa kollu giyiyordum. Çok kişi
dövme yapıp kapatabileceğim düşüncesini ortaya koyuyordu. Ben aptallığıma
kızıp, “ Tüh! Nasıl da aklıma gelmedi?”deyip gülüp geçiyorum.Çünkü olması
gereken tam olarak buydu. Aslında bir bardak çay daha çok şeyi
değiştirebiliyor. Ben vücudumda ve kişiliğimde olan bu değişimi çaya borçluyum.
Amerikalı
yazar ve kütüphane görevlisi Katherine Branning’in yazdığı Bir Çay Daha Lütfen
kitabını okuduğumda, gerçekten çayın insanların hayatlarını, toplumların
birbirleriyle kaynaşmasını, dostluğu ve aşkı pekiştirdiğini gördüm. Bunun için
Katherine Branning’e saygı duyuyorum.
Yazılanlar
ve çizilenler bir yana toplumumuz su gibi çay tüketiyor. Bunun nedeni ise çayın
her yerde ikram edilecek ilk şey olması. Bizim ülkemizde çok eskiden beridir
var olan misafirperverlikte ilk ikram çaydır. Basittir fakat gururlandırıcıdır. Aleminyum demlikle
közde yapılan çayın tadı bir başkadır. Ya da bakır semaverlerde… Çayı hazırlarken o siyah yaprak kurularına su
dökmekten daha fazlasını yapmak gerekir. Gelen misafiri mutlu edeceğine inanıp
çaya sevgi katmak gerekir. Çay hazırlarken en duygusal anlardan birini yaşamak
gerekir.
Ben
Karadeniz çocuğuyum ve çay hazırlamakta iyiyimdir. Çünkü ben çayı içerken mutlu
olduğumu biliyorum. Belki onlarca kez beni yakmıştır ama aşk ile onu içiyorum.
Çünkü bana ne kadar acı çektirirse çektirsin onu içerken çektiğim acılardan
daha fazla mutluluk hissediyorum. Çayı hazırlarken en sevdiğim türkülerle
yakıyorum ocağı. Demlikten tüten buharla ellerimi ısıtıyorum. Çaydan aldığım
ilk yudumla eriyor ağzımdaki şeker. Doğuda bunu kıtlama ile yaparlar ama yokluk
işte kıtlama şeker bulamıyorum.
Bu sabah
içtiğim çay ile ayağım da yandı.
Şükürler olsun ki çok fazla bir şey yok. Ona rağmen şu anda yanımda buharı
üstünde bir bardak çay var. Küçük bir bardak. Katherine’nin dediği gibi laleyi
andıran bir şekli var.
Bir bardak
çayın neleri değiştirdiğine dönecek olursak buna en güzel örnek yine
Katherine’nin kitabından olacaktır. Bu kitap çayı çok güzel tanıtmış. Her ne
kadar kıtlamadan bahsetmesede…
Yazar
yazdığı kitap ile Türkiye’de dikkat çekip Rize’de bir bakan tarafından isminde
değişiklik yapılmıştı. Katherine artık bu ülkede Kadriye olarak anılıyordu.
Kendi de sevmişti bu ismi.
İşte bir çay
insanın ismini bile değiştirebiliyor.
Batının toplumumuza bakışındaki yanlışlığı düzeltiyor ve insanlar
arasındaki bağı ve samimiyeti kuvvetlendiriyor. Bu yüzden çay başlı başına bir
dildir. Merhaba demenin en kolay yoludur.
Herkese
benden bir bardak çay diyor ve huzurlu günler diliyorum.
Mustafa Aksoy
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Lütfen yorumlarınızda kullandığımız kelimelere dikkat edelim.