Ben hep ilk görüşte aşka inanlardan
olmak istemişimdir. Aklıma yatmıyor değildi ilk görüşte aşk. Düşünsenize bir
insan çıkıyor karşınıza ve ona karşı bir şeyler hissediyorsunuz. Belki ilk
etapta fiziği sizi tahrik ediyor. Belki konuşması, belki ses tonu, belki gözü,
belki de göğsü. Fakat böyle bir şey var etkileniyorsunuz.
Sonra odanıza kapanıp ergen ergen onu
düşünüyorsunuz. Baş başa yemek yerken, sinemada el ele tutuşurken, tenhada
öpüşürken, yatakta sevişirken hayal ediyorsunuz.
Önce dudaklarında hayat arıyorsunuz.
Hayatta olduğunuzu hissettiğinizde omzundan elbisesini sıyırıp gerçeklerle
yüzleşiyorsunuz.Tabi bu hayaller
aşkınıza hayat katıyor.
Nerede esmer bir kız görsem kontrol
edemediğim bir duyguyla doluyorum. Aslında bu duyguyu ne zaman kız görsem de
hissediyor olabilirim. Sadece kendini beğenmişlere karşı bunu hissetmiyorum.
Çünkü o an aklımdan kendini beğenmiş olan beni beğenmez diye
geçiriyorum.Gerçekten de öyle oluyor. Kimse beni beğenmiyor. Beğendirmek
istemiyorum kendimi. Yoksa bende mi kendimi beğenmişim diye düşünüyorum. Sonra
yine ilk görüşte aşka inanmak istiyorum. Aşka inanmak istiyorum.
Kendimi reddettikten bir süre sonra
sarışın bir aşka bulaşıyorum.Sonra buğday tenli. Sonra kısa saçlı. Sonra balık
etli.
Aşkım hiç son bulmuyor. Fakat sonucuna
bakıyorum hep kendimle baş başayım. Sağ elim solumu tutuyor. Aynada kendi
gözlerime bakıyorum. Kendime şarkılar söyleyip şiirler okuyorum. Sonra uyusun
diye kendime kitap okuyorum. Dinlediğim bütün türküler kendime. İlk görüşte
aşık olduğumu düşündüğüm her anda kendime daha çok yaklaşıyorum.
Artık inanmak istediğim şey ilk
görüşte aşk değil. Çünkü bana göre ilk görüşte aşk olmaz. O tamamen
yalnızlıktır. İlk görüşte yalnızlık hissedersin. Bir ruh eşi ararsın. Aşık
olmak istediğin bir tip, bir karakter yoktur. Gelişi güzel aşık olmaya
çalışırsın. Sen çalıştıkça onlar çalar. Aşka inanmaya çalışırsın onlar
inancından çalar.
İlk görüşte aşk yoktur. İlk görüşte
yalnızlığı hissedersin. Kalbin yalnızlığa çarpar. Belki de bir gecelik aşk
yaşayacağını düşündüğünden sen heyecana kapılırsın. Karşına çıkan o dişi/erkek
ile o gece yapacağın şeyleri hayal edersin. Odada soft bir müzik ve kombi
sonuna kadar açılmıştır sırf terleyip soyunsun diye. Romantizm o zaman başlar
ya. Soyunacak bir şey kalmadığında birbirinize aşk sunarsınız derin kuyularda.
Oysa aşk yağmur damlaları biriktirmek
gibidir. Metrekareye düşen binlerce damla yağmuru biriktirip susuzluğa kafa
tutmaktır. Öyle ya aşk bir duygular bütünüdür. Bir karakter seçmez. O karaktere
göre şekillenir. İlk görüşte yalnızlıktan sıyrılanlar belki ulaşır. Ama kimse
ilk görüşte aşık olmaz.
Ben hep ilk görüşte yalnızlığa
inandım. Aşk da nesi?
O sadece yalnızlığa çözüm arayışıdır.
Mustafa Aksoy
15/12/2012
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Lütfen yorumlarınızda kullandığımız kelimelere dikkat edelim.