Bir yıla
yakın süredir bu şehirdeyim ama hala alışamadım sanırım bu şehre. Geldiğimden
beri övülen Sazova’ya henüz gitmedim. İşin aslına bakılırsa pek merak da
etmiyorum nedense. Aslında oradaki korsan gemisini görmek istiyorum da sanırım
üşeniyorum.
Tahmin
ediyorum bu şehrin insanlarının çoğu bu düşüncem için bana aptal muamelesi
yapacaklar ama özür dileyerek söylüyorum Eskişehir Sazova’dan ibaret değildir.
İki akşamdır
havanın bozuk olmasına rağmen Şirintepe’den çıkıp Odunpazarı’na kadar
yürüyorum. Sebebi yok. Ruhumun sıkıldığını hissediyorum ve yürümek bana
sindirim sistemi gibi geliyor. Ruhun sindirimi.
Odunpazarına
giderken aslında yüzlerce kez gördüğüm yerlerin akşamları başka bir güzel
olduğunu fark ettim. Hamam yolu caddesini boylu boyunca yürüyünce hiç farkına
varmadığım o parkın büyüsüne kapılmıştım. Çok keyif verici bir andı o.
Kulağımda Norah Jones Turn Me On şarkısı
yükseliyordu ve benim keyfime diyecek yoktu.
İşin ilginç
kısmı şu sıralar Norah Jones ve Patti Smith hayranlığım fazlasıyla arttı.
Neredeyse tuvalette bile onları dinleyeceğim. Bir Bülent Ortaçgil gibi ilaç
olamıyorlar belki ama dinlerken çok keyifleniyorum.
Hamam
Yolu’ndan çıkıp biraz daha ilerleyince Atatürk Lisesi’nin oradan sağa dönüp
biraz yürüyüp tekrar sola döndüğümde , gündüz görüp aşık olduğum o eski evlerin
akşamları çok daha nostaljik görüntüsü karşısında kendimden geçmiştim.
O an hayal
ettim. O evde gaz lambasının ışığında oturup babam ile karşılıklı rakı içsem ne
keyifli olurdu diye. Hay aksi yine gözlerim doldu. Bundan nefret ediyorum işte.
Neden sulu gözüm ben böyle. Altı üstü bir kadeh içemedik karşılıklı. Çok mu
büyük dert!
Bu konuları
da hatırladığım için dönüş yolu biraz daha hüzünlü olmuştu. Ama ikinci akşam
aynı duyguyu yaşamadım . Bu sefer kendimi tutmuştum.
Beni bu
şehirde etkileyen şey kalabalıklığı yada öğrenci çokluğu değildi.
Sanatı,kültürü, mimarisi vs hemen her şey etkiliyordu. Özellikle Adalar’daki
Porsuk! Ölürsem oraya gömüleyim isterdim. He bir de cenazemde Pink Floyd -
Shine On You Crazy Diamond çalsın lütfen! Yoksa ölmem ha!
Huzurlu
ömürler…
Mustafa Aksoy
11.12.2012
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Lütfen yorumlarınızda kullandığımız kelimelere dikkat edelim.